Bütüncül Psikoterapi

Bütüncül psikoterapi, danışanı tüm yönleri ile ele alarak faydalı olabilmek adına pek çok ekolden yararlanan esnek, uyumlu bir terapi yöntemidir.   Birçok insan aynı buluta baktıklarında her biri bulutun bir parçasına odaklanır. Dolayısı ile her insan bakış açısı içerisinde bulutu yorumlar ve farklı bir şekil olarak görür. Dünya üzerinde kullanılan terapi ekolleri de insanı farklı açılarından ele almış ve kendi bakış açılarına göre değerlendirmeye çalışmıştır. Ancak buterapilerin her biri tek başına insanı tüm yönleriyle açıklamada yetersiz kalmaktadır.Bütüncül terapide danışanın getirdiği semptom değerlendirilerek davranışsal terapi, bilişsel terapi, dinamik terapi ve varoluşsal terapi yöntemlerinden uygun olanın kullanılması hedeflenir. Aynı zamanda kültürel ve sosyal durumu da terapi odasında göz ardı edilmez.   İnsanın ruhsal yapısını katman katman kabul edersek; ruhsal aygıtın en basit, en anlaşılabilir kısmı ve katmanı dışta gözlemlediğimiz davranışsal kalıplardır. Davranışsal kalıplar en kolay çözümlenebilen, anlaşılabilen, bozukluğu varsa tedavi edilebilen yapılardır. Onun altındaki katman bilişsel katmandır. Bu bilişsel katman davranışla etkileşerek, davranışı etkilemekte ve davranıştan etkilenmektedir. Daha derin katmana indiğimizde dinamik yapıyla karşılaşıyoruz. Merkezdeki çekirdeğe ulaştığımızda varoluşsal katmana ulaşırız. Bu katman insanın içsel varoluşunda yaşadığı varoluşsal krizlerini barındırır. Bu dört katmanlı sistem bir bütün olarak varlığını sürdürmektedir.(Özakkaş, 2004). Bütüncül yaklaşımı benimseyen terapist danışanı anlamak için dinler ve tek bir ekole odaklanmak yerine bütün ihtimalleri gözden geçirerek sonuca ulaşmaya çalışır. Aynı problemle danışma odasına gelen kişilerin her birinin yaşadığı olayın birbirinden farklı olduğunu, problemin temelinin farklı katmanda olacağı gerçeğini unutmaz.