KARDEŞ KISKANÇLIĞI, TAHT KAVGASI

Hem ebeveynler için hem de kardeşi dünyaya gelen çocuk için hayatlarında birden yeni bir sayfa açılmıştır. Bu dönemde özellikle çocuk çok fazla değişiklikle karşı karşıya kalmıştır. Bu yenilikler çocuklar için endişe vericidir ve tepki göstermelerine neden olmaktadır. Bazı çocuklarda çok belli başlı kıskançlık göstergesi davranışlar gözlemlenirken, bazı çocuklar daha sessiz sakin yaşar bu dönemi. Ancak bilinmelidir ki kıskanmayan çocuk yoktur. Zaten böyle bir durumun olmaması da olağan dışıdır. Bu yaşamın doğal bir parçasıdır. Sevginin paylaşılmak zorunda olunmasına verilen tepkidir. Ebeveynler olarak göreviniz çocuğa bununla baş etme becerisi kazandırmak olmalıdır.   Çocuğun yaşı, çevresel faktörler, ailenin doğumdan önce çocuğu kardeş için hazırlaması gibi birçok değişken kıskançlığın boyutunu etkilemektedir. Bilinmezlikler biz yetişkinler için bile hiç kolay değilken bir çocuk için bu çok daha korkutucu olmaktadır. Bu yüzden doğum öncesinde çocuk, yeni bir kardeşin hayatlarına girmesiyle nasıl bir değişiklik olacağını bilmelidir. Yaşı küçük çocuklara yeni bir kardeşi anlatmak ve kabullenmesini sağlamak için hikayeler ve oyunlardan yararlanılabilir. Onunda bir zamanlar bebek olduğu konuşularak eski resimleri gösterilebilir. Doğduğunda onun için neler yaptığınızdan, neleri kendi başına yapamadığı için yardım ettiğinizden bahsedebilirsiniz. Bununla birlikte çocuklar için yaş küçüldükçe kardeş kıskançlığı artar diyebiliriz. Özellikle 7-8 yaşa kadar çocuklar sağ beyinlerini aktif kullanırlar. Dolayısıyla sözel açıklamalar onlar için yeterli olamamaktadır. Yeni gelen kardeşle birlikte çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanın azalmasını kabul edemeyecektir. Mümkün olduğunca kardeş gelmeden önceki birlikte yaptığınız aktivitelere de devam etmelisiniz.   Erken çocukluk dönemindeki çocuklarda kendilerini kontrol edecekleri fren sistemi tam olarak gelişmemiştir. Hareketlerini kontrol etmekte zorlanırlar. Siz kardeşini ne kadar sevmesi gerektiğini anlatsanız da ona duyduğu öfkeyle yalnız kaldığı ilk fırsatta vurma, saç çekme gibi zarar verici hareketler olacaktır. Bunların gelişim dönemi için normal sayılabileceğini bilmek ve sakin kalmak önemlidir. Ayrıca ailede özellikle aile büyüklerinin ilk çocuğa verdikleri yoğun ilginin yeni gelen kardeşle birlikte azalması çocukta rekabeti doğuracaktır. Kardeşiyle taht kavgasına girecektir. Artık o tacı alınan prens/prensestir.   Tüm bu süreçler yaşanırken ailelerin çocukta olan değişiklikleri yakından takip etmesi ve endişeye kapılmaması beklenir. Doğum öncesi kardeş için yapılan hazırlıklar çocukta kendisinin eskisi kadar istenmediği şeklinde algıya sebep olabilir. Çocuğa kendileri için hala çok özel ve önemli olduğu hissettirilmelidir. Mümkün olduğunca çocuğun hayatında yeni bir değişiklik olmamasına dikkat edilmelidir; taşınma, okula başlama, tuvalet eğitimi gibi. Özellikle küçük yaş çocuklar için kardeş gelmeden önce odaların ayrılması önemlidir. Kardeşim geldiği için ben gidiyorum algısı oluşmamalıdır. Aileler için çocuğun yaşına uygun olarak vereceği tepkileri bilmek ve hazırlıklı olmakta fayda vardır. Bununla birlikte her çocuk için bu süreç aynı olmayacaktır. Bu dönem anne için de hiç kolay değildir. Özellikle ikinci çocukla birlikte ebeveynler ilk çocuklarına yeterince ilgi gösteremeyeceklerini düşünüp kaygı yaşayabilirler. Aynı zamanda suçluluk duygusuyla birlikte kardeş bekleyen çocuğa gereğinden fazla hediye ve ilgi de gösterilebilir. Bu doyumsuz, mutsuz bir çocuk yetiştirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Unutulmamalıdır ki anne ne kadar sakin ve güçlü durursa çocuklarda bu dönemi o kadar mutlu ve huzurlu atlatacaktır.  

 

Gülşah Öztürk Erten

Uzman Klinik Psikolog & Pedagog